Onların sözleri, onların halleri
Allahım, beni kendi elime
bırakma, yoksa çaresiz kalırım. Beni insanların eline de bırakma, beni zayi
ederler.
(İmam Zeyne’l Abidîn’in duası)
(İmam Zeyne’l Abidîn’in duası)
…………………..
İnsan dünyadan şu üç
pişmanlıkla ayrılır:
1- Dünyada topladığı mal
mülkten yeterince faydalanamamıştır.
2- İstediği her şeye
kavuşamamıştır.
3- Gideceği ahiret yurduna
yeterince hazırlanamamıştır. (Hasan-ı Basrî)
…………………..
Allah’tan korkana kimse
zarar veremez. Allah’tan başkasından korkana ise hiç kimse fayda vermez. (Fudayl bin Iyâd)
…………………..
Allah’a yaklaştırmayan her
nimet beladır. (Seleme bin Dînar)
…………………..
Kalbe ancak kalpten çıkan
şey fayda verir. (Ömer bin Abdulaziz)
…………………..
Mutlaka gıybet ve dedikodu
yapacaksanız anne babanızın yapın da sevap ve iyikleriniz onlara gitsin. (Abdullah
bin Mübarek)
…………………..
Akıllı insan dünyalık
hiçbir şeye meyletmez. Bilir ki, onu elde ettiğinde meşguliyet, kaybettiğinde
hasret verecektir.
(Ali es-Sakafî)
(Ali es-Sakafî)
…………………..
Dünya denizdir, ahiret
sahildir. Takva (Allah korkusu) gemidir, insanlar yolcu. (Ebu Yakup’tan naklen
İbrahim bin Tatik)
…………………..
İmam Ahmed bin Hanbel ölüm döşeğinde
iken bir adam gelir ve “bana tavsiyede bulun” der. Büyük İmam eliyle ağzını
işare eder (dilini tut!)
…………………..
Bekr bin Abdillah el-Müzenî
bir yaşlı gördüğünde “bu benden daha iyi bir kul, Allah’a benden önce ibadet
etti” derdi. Genç birini gördüğünde “bu benden daha iyi bir kul. Ben ondan çok
fazla günah işledim” derdi.
…………………..
Onların halleri
Fudayl bin Iyâd ve Süfyan
es-Sevri yine beraber oldukları bir gün aralarında kalp hallerinden ve ahiret
azabından konuşmaktadırlar. Sohbetin etkisiyle ikisi birden ağlamaya başlar ve
süfyan es- sevri şöyle der: “Bu sohbet ortamının bizim için rahmet ve bereket
olmasını umuyorum.” Bunun üzerine Fudayl bin Iyâd, “fakat ben konuştuklarımızın
yarın ahirette zararımıza olacağından da korkuyorum. Çünkü sen en güzel
sözlerini seçip söylemeye, ben en güzel sözlerimi seçip söylemeye gayret ettim;
böylelikle birbirimize süslendik, gösterişe kaçtık” der. bu söz karşısında
Süfyan es-Sevri tekrar ağlamaya başlar, “beni ihya ettin (yaşattın, dirilttin)
Allah da seni ihya etsin” der.
…………………..
Abdullah bin Mübarek ile
alakalı olarak arkadaşı Muhammed bin A’yan anlatır: Rum savaşında bir gece,
bana uyuduğunu göstermek için uzanıp başını yere koydu. ben de uyuyacakmış gibi
uzandım. bir süre sonra benim uyuduğumu zannedince yerinden kalkıp namaza
durdu. Sabah namazı vaktine kadar namaz kıldı, onu gözlüyordum. sabah namazı
vakti girince uyuduğumu zannederek beni uyandırmaya geldi. bende hiç
uyamadığımı duyunca çok sinirlendi ve benimle daha konuşmadı. Yaptığı ameli ve
gece ibadetini biliyorum diye kızmıştı. Onun kadar yaptığı ibadet ve iyilikleri
gizleyen birini daha görmedim.
…………………..
Muhammen bin Yusuf el-Ibahanî
sürekli aynı yerden ekmek almaz, farklı yerlerden alırdı. Nedenini şöyle
açıklar: Her defasında farklı yerlere gidince kimse beni tanımıyor ve rahat
oluyorum. Eğer sürekli aynı yerden ekmeğini alsam, belki satıcı benim meşhur
bir alim olduğumu bilir de bana iltifat eder, kıyak geçer. Ben de bu çekilde
borç ve minnet altında yaşamış olurum.