Peygamberimizin dilinden kocanın hanımı üzerindeki hakları
Allah Teâlâ,
Kur'an'da şöyle buyurduğuna göre, “Allah ve Rasülü bir işte hüküm verdiği
zaman, gerek mümin erkeğe, gerekse mümin kadına, o işte başka bir seçenek hakkı
yoktur. Kim Allah’a ve Rasülü'ne karşı gelirse, muhakkak ki o apaçık bir
sapıklığa düşmüştür.” (Ahzab, 36) Artık hayatta karşılaşacağımız bütün işlerde
ve aramızdaki ilişkilerde Kuran ve sünnetin belirlediği sınırların dışına çıkma
imkanımız yoktur.
Elbette evlilikle koca ve hanımı arasında başlayan ilişkinin
nasıl olacağını da Kuran ve sünnetten öğreneceğiz. Bu konuda Allah Teâlâ şöyle
buyurur: “Erkeklerin meşru şekilde kadınlar üzerinde hakları bulunduğu gibi,
kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Yalnız erkekler onların
üzerinde bir derece (üstünlüğe) sahiptirler. Allah Aziz’dir, Hakîm’dir.”
(Bakara, 228) Yine Rabbimiz şöyle buyurur: “Allah insanları birbirinden üstün
kıldığından ve mallarından harcadıklarından dolayı erkekler kadınlar üzerinde
yöneticidirler…” (Nisa, 34)
Aşağıdaki
hadisi şerifler çerçevesinde yaşayan eşler, dünyada huzura, ahirette cennete;
daha önemlisi iki dünyada Allah’ın rızasına kavuşurlar. Rabbimiz bu noktayı ne
güzel beyan buyurmuştur: “Erkek veya kadın kim mümin olarak salih amellerde
bulunursa, hiç kuşkusuz onu (dünyada) çok güzel bir hayat ile yaşatır ve (böyle
kimselere) yaptıklarından daha güzeliyle mükafaatlarını veririz!” (Nahl, 97)
İlgili ayet
hadislerin ve insan tabiatının bize açıkça bildirdiği üzere, erkekler kadınlara
imkan ve yetki bakımından üstündürler. Kadın meşru olan her noktada kocasına
itaat etmek zorundadır. Ancak bu şekilde kadın ve daha önemlisi müslüman olarak
yaşayabilir. Aşağıda seçtiğimiz on altı hadis kadın-erkek hakları noktasında en
doğru ve sonsuz ölçüleri koymuştur. Gelecek sayıda kadınların kocaları
üzerindeki hakları konu edilecektir. Rabbimiz Teâlâ “öğüt ver; zira öğüt
müminlere fayda verir" buyurmaktadır. (Zariyat, 55) Allah Rasülü’nün
dilinden erkeğin hanımı üzerindeki hakları beraber okuyalım:
1-) “Kadın
üzerinde en çok hakkı olan insan kocası, koca üzerinde en çok hakkı olan
annesidir.” (Hazreti Aişe rivayeti, Hakim, Müstedrek)
2-) “Sizden
birine Allah’tan başkasına secde etmesini emretseydim, elbette kadının kocasına
secde etmesini emrederdim. Muhammed’in nefsi kudret elinde olan Allah’a yemin
olsun ki, kadın kocasının hakkını ödemeden Rabbinin hakkını ödeyemez. Hatta
kadın binek üstünde bile olsa, kocası kendisini çağırdığında gitmelidir.
(Hazreti Abdullah İbni Ebi Avfâ rivayeti, İbni Mace, İbni Hıbban)
3-) Nefsim
kudret elinde bulunan Allah’a yemin olsun ki, bir erkek eşini yatağına
çağırdığında kadın bundan yüz çevirirse, erkek ondan razı olana kadar
göktekiler o kadına buğzederler. (Hazreti Ebu Hureyre rivayeti, Müslim)
4-) “Dünyada
kocasına sıkıntı veren kadına o adamın cennet hurilerinden olan eşleri şöyle
der: Allah canını almasın! Ona sıkıntı verme. O şu an senin yanında; ama
yakında senden ayrılıp bize gelecek.” (Hazreti Muaz rivayeti, Tirmizi, İbni
Mace)
5-) “Erkeğin
eşi üzerindeki hakları şunlardır: Bineğin üzerinde bile olsa erkeğin birleşme
isteğini reddetmemesi, farz olan oruç hariç (izinsiz) oruç tutmaması, eğer
tutarsa orucu kabül edilmez ve günah işlemiş olur. Aynı şekilde izinsiz evinden
bir şey vermemesi. Eğer verirse kocası için bir ecir, kendisi için bir günah
vardır. Bunlar dışında kadın izinsiz evden çıkamaz, eğer çıkarsa tövbe edip
dönene kadar Allah ve melekler ona buğzederler.” Efendimiz’e “kocası zalim olsa
da aynı şey geçerli mi” diye sorulunca, “evet, zalim olsa da” cevabını
verir. (Hazreti İbni Ömer rivayeti, Ebu
Davud, Beyhaki)
6-) “Eğer
kadın Rabbine itaat eder, kocasının hakkını öder, iyiliğini anlatır ve
kocasının malını ve nefsini korursa onunla şehitler arasında yalnız bir derece
vardır. Şayet kocası mümin ve güzel ahlaklı ise cennette onunla beraber olur,
değilse ona cennette şehitlerden bir şehit eş olarak verilir.” (Hazreti Meymune
rivayeti, Taberani, Mucemü’l-Kebir)
7-) “Kadın
kocasının yatağını terk ettiği halde gecelerse, melekler sabaha kadar ona lanet
eder.” (Hazreti Ebu Hureyre rivayeti, Buhari, Müslim)
8-) “Hangi
kadın kocasından izin almadan evden çıkarsa dönünceye kadar veya kocası ondan
razı olana kadar Allah ona lanet eder.” (Hazreti Enes rivayeti, Hatip Bağdadi,
Tarihu’l-Bağdat, benzer lafızla Tarihu İbni Asakir)
9-) “Hangi
kadın geçerli bir problem olmadan kocasından boşanmayı isterse cennetin kokusu
bile ona haramdır.” (Hazreti Sevban rivayeti, Ebu Davud, Tirmizi)
10-) “Bir
kadın güzel koku sürünüp dışarı çıkar da insanlar onun kokusunu alırlarsa, o
kadın zina etmiş demektir.” (Hazreti Ebu Musa el-Eşari rivayeti, Ahmed bin Hanbel,
Ebu Davud, Tirmizi, Nesai)
11-) “Bana
cehennem gösterildi. İçindekilerin çoğu inkar eden kadınlardı.” Bunun üzerine
Efendimiz’e, “Allah’ı inkar edenler mi?” diye soruldu. Efendimiz “hayır,
kocasının iyiliğini inkar edenler. Kadına bir sene boyunca iyilik yapsan, sonra
senden ufak bir şey görse, ‘senden hiçbir hayır görmedim’ der.” (Hazreti İbni
Abbas rivayeti, Buhari)
12-) “Allah,
kocasına muhtaç olduğu halde ona teşekkür etmeyen kadına rahmet gözüyle
bakmaz.” (Hakim, Müstedrek, Beyhaki, Sünen-i Kübrâ)
13-)
“Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir kadına kocasının evinde başkasından
izin alması, evden (ondan izinsiz yere) çıkması, ondan başkasına itaat etmesi,
ona sert davranması, yatağını terk etmesi ve ona zarar vermesi helal değildir.
Eğer kocası kadından daha zalim ise ondan razı olana kadar yanına gitsin.
Kocası ondan razı olursa ne âlâ! Allah da bundan razı olur. Artık o kadın
vazifesini yerine getirmiştir, ona günah yoktur. Adam razı olmasa bile Allah
katında özrü kabül edilmiştir.” (Hazreti Muaz rivayeti, Taberani,
Mucemü’l-Kebir, Hakim, Müstedrek)
14-) “Kadın
beş vakit namazını kılıp orucunu tuttuğunda, iffetini koruduğunda ve kocasına
itaat ettiğinde, ahirette ona şöyle denir: “Cennete dilediğin kapıdan girebilirsin.”
(Hazreti Ebu Hureyre rivayeti, Ahmed bin Hanbel, İbni Hıbban)
15-) “Hangi
kadın kocası kendisinden memnun halde ölürse cennete girer.” (Hazreti Ümmü
Seleme rivayeti, Tirmizi, İbni Mace, Hakim)
16-)
Medine’nin sahabe kadınlarından Esma binti Yezid el-Ensari (r.anhâ) bir gün
Efendimiz’e gelerek, “ey Allah’ın Rasülü, ben kadınların elçisi olarak yanına
geldim. Kadınlar sana şunu iletmemi istediler: Kuşkusuz erkekler toplumda
hastaları ziyaret ediyor, cenazelere katılıyor, umre ve cihad hallerinde biz
kadınlardan daha büyük ecirler kazanıyorlar. (Biz ise bunlardan geri
kalıyoruz.)” Efendimiz (s.a.v) bu söz
üzerine şunları söyler: “Ey kadın, dön ve onlara bildir ki, elbette sizden
birinin kocasına güzel davranıp, onun hoşnutluğunu kazanma adına itaat etmesi
erkeklerin yaptıklarının tamamına eşittir. (İbni Asakir, Tarih-i Dımeşk)